SON DAKİKA :
21.02.2012 16:52:08   Yetenek mi şans mı? - İzle  |   21.02.2012 15:39:27   NATO askerleri Kur'an-ı Kerim yaktılar!  |   20.02.2012 16:29:06   700 Polise Tayin İddiası Yalanlandı!  |   20.02.2012 15:25:10   ALS'ye başvurular başladı!  |   20.02.2012 14:32:33   Dişini Kendisi Ok Atarak Çekti! (İzle)  |   20.02.2012 14:18:41   Kola Şişesinden Makineli Tüfek! (İzle)  |   20.02.2012 14:01:06   Kuş Evin Köpeğini Kendi Eliyle Besliyor! (İzle)  |   20.02.2012 13:57:23   Onbinlerce Kuş Artık Özgür! (Video)  |   20.02.2012 13:49:55   Hamster Köpek! (İzle)  |   20.02.2012 13:47:43   Sahibine Masaj Yapan Keçiler!  |  
Ana Sayfa  |   Güncel  |   Siyaset  |   Ekonomi  |   Spor  |   Kültür-Sanat  |   Sağlık  |   Eğitim  |   Magazin  |   Yaşam  |   Dünya  |   Fotoğraf  |   Video
 
'GDO Konuşulacaksa Sağlık Alanına Girsinler'

'GDO Konuşulacaksa Sağlık Alanına Girsinler'

TÜRKİYE'de GDO'lu tohum yok! Yalan söyleyen bedelini mahkemede öder!

Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı Hakkı Şafak Ses, katıldığı bir televizyon
programında, Türkiye’de GDO’lu tohum bulunduğuna ilişkin iddiaları yalanladı.

Zamanında ve mevsiminde yetişmeyen bir ürünün zorlanması durumunda fiziksel
değişimlerin kaçınılmaz olduğunu hatırlatan Ses, insanların böyle bir durumda “bu tohumlar
genetiği değiştirilmiş” hissine kapılmamaları gerektiğinin altını çizdi.

YALAN SÖYLEYEN BEDELİNİ MAHKEMEDE ÖDER
Biyo Güvenlik Yasası’nın GDO’yu net çizgilerle yasakladığını vurgulayan TÜRKTOB
Başkanı Hakkı Şafak Ses, “Bu yayınlar, propaganda neden yapılıyor? Bilerek mi yapılıyor?”
şeklindeki bir soruya şu karşılığı verdi: “Direk söylüyorum yalan söylüyorlar. Türkiye’de
GDO’lu tohum üretildiğini, Türkiye’de GDO’lu tohum dikildiğini kim söylerse o kişi bu
yanlışının bedelini mahkemede verecek. Kesinlikle yalandır. Türkiye’de GDO’lu tohum
üretilmez, Türkiye’de GDO’lu tohum ekilmez, Türkiye’de GDO’lu tohum ekilemez bu
yasaktır. Bunu kim söylüyorsa yanlış söylüyordur. Farkında olmadan bilerek bilmeyerek…
GDO’lu tohum Dünya’daki üreticilerin, onların gelecekteki pazarının alt yapısını oluşturuyor.
Bakın şimdi bunları nasıl yapıyor. Şimdi bizim pazarda alışveriş yapan manavdan alışveriş
yapan kim annelerimiz, bacılarımız, eşlerimiz değil mi? Yani vatandaş, Ama ağırlıkta olan
hanımlar. Bunlar bu programları seyrettiğinde şüpheye düştüğünde alışverişlerinde korkarak
almıyorlar mı? Domatesini biberini… Korkarak aldıkları için tüketimi azaltmıyorlar mı?
Bir şeyin bu ülkede üretilirken tüketimi azalırsa onun sanayisi büyüyebilir mi? Bir şeyi az
tükettiğiniz zaman onun üretimini büyütebilir misiniz? Eğer Almanlar Alman otomobilini
önce kendileri kullanmazsa dışarı satabilirler mi? Bir Ülke büyürken sanayide tarımda ilk
önce ürettiğini kendi nüfusu ile apsorve edecek, tüketecek ki onun sanayisi gelişsin ve bu
yurtdışına dağılsın. Siz sebzeyi meyveyi şüpheli hale getirirseniz, bunun kullanımını tehditli
bir alan olarak belirlerseniz bunun tüketimi düşerse bunu üreten sanayicinin yatırımı daralır.
Mevcut sanayisi ayakta kalmaz. Tohum üreticisi, fidan üreticisi, fide üreticisi ufalır. Ama bu
arada nüfus artar ihtiyaçlar yarın daha yükseğe gelince senin sanayicin yoksa kimin tohumunu
meyvesini alacaksın işte o korktuğun kişilerin tohumunu fidanını alacaksın. Ne olmuş oldu
üç beş sene sonra bu propagandayı yaptıktan sonra onuncu senende ithal tohuma ithal fidana
bağımlı kaldın.”

“İLLE GDO KONUŞULACAKSA SAĞLIK ALANINA GİRSİNLER”

“Bu propaganda çok tehlikelidir. Kimse bilmeden konuşmasın. Kimse tarımdaki GDO’dan
bu şüpheli alanlara girmesin” uyarısında da bulunan Ses; “Eğer GDO’yu çok konuşmak
istiyorlarsa, halkı bu noktada tedirgin ederek piyasa yapmak istiyorlarsa, kamuoyu oluşturmak
istiyorlarsa bizim yakamızı bıraksınlar biraz ilaç sanayisi ve tıp alanına gitsinler. Baksınlar
bakalım ilaçlarda, serumlarda, aşılarda neler var neler yok. Girin o sahaya” şeklinde bir
çağrıda bulundu.

TOHUMLARIMIZ İSRAİL’DEN Mİ?
TÜRKTOB Başkanı Hakkı Şafak Ses, “İsrail’den geliyor bu tohumların büyük bir yüzdesi”
şeklindeki iddiaya da şu cevabı verdi: “Yanlış diyorlar. Türkiye ürettiği 510 bin ton tohumun
sadece 12 bin ithal etmiş, yani yüzde 2.3. Bunlar resmi rakamlar. Etiketleri de biz veriyoruz.
Hangi sektör var bu kadar yerlilik ve millilik oranı yüksek? Sadece bu konuşuluyor; başka bir
şey söyleyeyim, 2010 yılında 176 milyon 791 bin Amerikan Doları değerinde ithalat yapılmış.
Bunun içinde sadece 8 Milyon 950 bin Doları İsrail’den gelmiş. Yani yüzde 5’i. Bunlar

Türkiye’ye GDO’lu tohumu satmamış, satamamış olanların Türkiye’nin tohum ve fidan
sanayisinin, endüstrisini tüketimi azaltarak baltalamak, artan nüfusla birlikte doğacak olan
açığı kendileri kapatmak üzere yapılmış propagandaya alet oluyorlar. Türkiye’de üretilmiş
olan, daha doğrusu topraklarımıza dikilmiş olan sertifikalı tohumun, tohumluk dediğimiz
zaman bitkisel üretimin tüm materyalleri girer ama sadece tohum dediğinizde taneli tohumlar
girer. Şimdi burada en çok konuşulan konu taneli tohum ve onun da en çok konuşulan
sebze ve onun da en çok konuşulanı seralardaki sebze. Yani düşünebiliyor musunuz bir
bütünün ayrıntısındaki ufak bir hece. Şimdi ben desem ki Türkiye topraklarına ekilen buğday
tohumunun yüzde 98’i yerli, hatta yüzde 98,2’si yerli Türkiye topraklarına dikilen pirincin
yüzde 100’ü yerli, mercimeğin yüzde 100’ü yerli. Şimdi açık nerede?”

ÇARPICI BİR ÖRNEK
Ses sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi biz sizle burada program yapsak herkese timsah eti
yemeyin desek ve timsah eti yenmemesinden bahsetsek millet demez mi ya arkadaş timsahı
kim yiyor diye. GDO’lu tohum da böyle bir şey. Kim inkâr ediyor bunu? Nerden gördünüz
bunu? Burada ki propagandanın tekniğine dikkat etmek gerekir. Benim izah ettiğim bu teknik.
Türkiye’de imal edilmiş sebzeleri, Türkiye’de imal edilmiş, meyve bahçelerinden elde edilmiş
meyveleri hiçbir zaman endişe ve tehdidi ön plana alıp, şüpheyi ön plana alıp tüketilmesi
gereken miktarı azaltmayıp yanlış yapanın karsısında da kanun var. Yani hangi bir sektörün
yanlışı veya eksiği olmaz?”

“GDO VE HİBRİT KARIŞTIRILIYOR”
Hakkı Şafak Ses, bir soru üzerine de Türkiye’de GDO ve Hibrit Tohum’un karıştırıldığını
belirtti ve şu açıklamayı yaptı: “Hibritle GDO’yu karıştırıyorlar. Hibrit tohum melez tohum
demektir. Hibritle GDO’lu tohum farklıdır. Melez tohumla GDO farklıdır. GDO, tohumun
moleküler yapısı yani tohumun biyolojik yapısı değiştirilmiş başka bir gen alınıp eklenmiş
bir şeydir. Yani şöyle bir şey; iki gözünüz yetmiyor teknik tıp gelişti aldılar bir şahin gözünü
alnınıza koydular. Artık siz gecede görmeye başlıyorsunuz. Bu GDO. Ama; siz bu yüz
ifadeniz bu halinizle sarışın yeşil gözlü bir hanımla evlendiniz sizin çocuğunuz yeşil gözlü
oldu size benzemedi buda hibrit melez yani burada ki farklılığı görmeleri gerek.”

Ses son olarak imkân tanınması durumunda bu gerçekleri bütün televizyon kanallarında dile
getirebileceğini sözlerine ekledi.

Tarim2023.com

This text will be replaced

15 Aralık 2011 Perşembe 10:30

+ Yorum yazmak için tıklayın



Bu habere yapılan yorumlar


    İlginizi çekebilecek diğer haberler

Banko Haber YAZARLARI
Halil İbrahim İYİOĞLU
ANKET
Aktif anket bulunamadı...
DOST LİNKLER
-
-
-
-
-
-
-
-